Sineklerin Tanrısı (1963)
Sineklerin Tanrısı (1963)
Sineklerin Tanrısı (1963)

Sineklerin Tanrısı (1963)

Film Adı: Sineklerin Tanrısı (Lord of the Flies)

Yönetmen: Peter Brook

Yapım Yılı: 1963

Yazar: William Golding

IMDb Puanı: 7,0 (imdb: internet film veri tabanı)

Film Süresi: 1 saat, 32 dakika

 

Film afişinde yer alan yazının çevirisi: ‘’ Kötülük insan zihninin doğasında var, nasıl bir masumiyet altında gizlenirse gizlensin…’’

William Golding’ in aynı adlı romanından bire bir uyarlanan film. Öncelikle belirtmek isterim ki filmi izlemeden önce kitabı okumanız daha iyi olur. Ya da en azından kitapla ilgili yapılan yorum ve eleştiri yazılarını okumak filmi anlamanızda size büyük yardımcı olur. Dediğim gibi bu film romandan uyarlanma ve romanın da derin bir konusu var. Ancak genellikle film izlerken o filmin asıl konusunu gözden kaçırabiliyoruz. Filmin görselliği, hızlı geçmesi ve kitapta yer alan her ayrıntıya yer vermenin mümkün olmaması gibi nedenlerle filmin asıl anlatmak istediklerini anlamak zorlaşıyor. Özellikle Sineklerin Tanrısı’ nın Simon ile konuşması bana göre kitabın en can alıcı noktalarından biri olmasına ve kitabı anlamadan büyük öneme sahip olmasına rağmen bu sahne filmde yer almıyor. Bu yüzden; kitabı okuduktan sonra filmi izleyen biri olarak size tavsiyem önce kitabı okuyun. Meşhur bir kitap olan Sineklerin Tanrısı’ nı okumadan geçmek yazık olur üstelik. Eğer kitabı okuyacak vaktiniz yoksa veya uzun kitapları okumayı sevmiyorsanız inceleme yazılarını okuyabilirsiniz. Bu konuda; Sineklerin Tanrısı romanı hakkında bizzat yazdığım inceleme yazımı ‘’buradan’’ okuyabilirsiniz. Kitap hakkında anladıklarımı yazdığım bir yazı. Biraz uzun görünse de yazmadan olmayacak şeyler bunlar.

Film Peter Brook gibi usta bir yönetmenin eseri. 1963 yılında çekilmesine rağmen oldukça etkileyici bir yapım. Filmin girişinde uçak kazasının olduğu sahneyi fazla eleştirmeyin. Sonuçta eski bir film ve önemli olanda uçak kazasının gerçekliği değil zaten. Önemli olan insan doğası. Önemli olan, yazar William Golding’ in insan doğası üzerine yaptığı tespitleri, yönetmenin ne ölçüde yansıtabildiği.

Filmin neredeyse bütün oyuncuları çocuk. Bu konuda yönetmeni tebrik etmek gerekiyor. Sonuçta çocuklarla film çekmek başlı başına zor bir işken yönetmen bunu gayet güzel başarmış. Filmdeki çekim açıları, müzikler özellikle dikkat çekici ve sahnelere son derece uyumlu. Filmin geçtiği ada ise çok güzel bir şekilde seçilmiş. Kitapta betimlenen adaya çok benziyor. Özellikle Kaya Kale’ yi çok beğendim. Bu arada, filmde kilise korosunun söylediği ‘’kyrie eleison’’, ‘’Tanrım bizi affet’’ gibi bir anlama gelen ve bazı kilise ayinlerinde okunan dua.

Filmin konusunu ‘’kitapla ilgili yazdığım yazıdan’’ okuyabilirsiniz. Ancak burada da kısaca özetlemek gerekirse: Atom Savaşının devam ettiği gelecekte, İngiliz çocuklarını güvenli bir yere taşıyan uçak kaza yapar ve uçakta yer alan bütün büyükler ölür. Sadece çocuklar hayatta kalır. Bu çocuklar adada nasıl yaşayacaklar acaba? Birileri onları kurtarmaya gelene kadar hayatta kalabilecekler mi? Bir araya toplanan ve Ralph adlı çocuğu şef seçtiler ve adada düzenli bir şekilde yaşayabilmek için kurallar koydular. Filmin ve dolayısıyla kitabın konusunu anlayabilmek için şu gibi soruları sormak gerekiyor: İnsanlar var olduğundan bu yana neden sürekli kavga ediyor? Savaşlar neden bir türlü sona ermiyor? İkinci Dünya Savaşında milyonlarca insanın ölümüne neden olan Naziler şeytani, kötü insanlar iken bunların karşısında yer alan diğer insanlar iyiler mi? Nazi olanlar ve Nazi olmayanlar arasındaki sınırı belirleyen ne? İyi ve kötü olarak ayırdığımız bu insanların davranışlarına neden olan şeyler ne? Filmin konusunu tam olarak anladığınız zaman bu yukarıda sorduğum sorulara ve diğer başka sorulara az da olsa cevaplar bulabilirsiniz. Belki sorularınızı tamamen cevaplamaya yetmez, sizi tamamen aydınlığa çıkaramaz ama bu konuda en azından bir adım atmanıza yeter diye düşünüyorum.