Metafizik Nedir?

Metafizik Nedir?

Metafizik kavramının kökeni ünlü filozof Aristoteles’ e kadar dayanır. Aristoteles iki araştırma disiplinine göre iki ayrı kitap kaleme almıştır. Bu disiplinlerden ilki; duyu yollarıyla gözlemlenebilen somut varlıkların içinde bulunduğu fizik bilimidir. Zamanında felsefe ve bilim iç içe olduğu için Aristoteles fiziğe ‘’ikinci felsefe’’ adını vermiştir. İkinci araştırma disiplini ise; duyu yollarıyla algılanamayan, ancak akıl yoluyla kavranabilen, soyut konuların içinde bulunduğu disiplindir. Aristoteles, soyut konuları inceleyen bu ikinci araştırma disiplinine ‘’ilk felsefe’’ adını vermiştir. Bu kitaplar Aristoteles’in ölümüyle birlikte kaybolmuştur. Ancak, ilerleyen zamanda Aristoteles’in öğrencilerinden Rodoslu Andronikos, bu iki kitabı bulup tasnif eder. Tasnif ederken de yazarın ‘’ilk felsefe’’ ile ilgili olan, soyut konuları içeren kitabına isim bulmaya çalışır.  Birinci kitap ‘’Fizik’’ olduğu için ‘’ilk felsefe’’ yi içeren ikinci kitaba ‘’fizikten sonra gelen’’ anlamında ‘’Metafizik’’ adını koyar. Kavramdaki ‘’meta’’ öneki Yunancada ‘’sonra, ötesi’’ anlamlarına geliyordu.

(Unutmayın ki bu kesin bir bilgi değil. Antik Yunanistan’da gerçekleşen bu gibi olayları kesin bir şekilde bilmek çoğu zaman mümkün değil. O zamandan kalma kayıtları da bizzat incelemediğim için bu bilginin doğruluğu hakkında size garanti veremem. İnternetten derlediğim bilgiler bu şekilde.)

Metafiziğe, kelime anlamından yola çıkarak doğrudan fizik ötesi diyebiliriz. Fizik, deney yoluyla incelenebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen ve dolayısıyla duyu organlarımızla algılanabilen şeyleri inceleyen bilim olduğuna göre; metafizik, bunun ötesi olarak, duyu yollarımızla algılanamayan soyut konulardır. Fizikle anlam veremediğimiz konulardır.

Soyut yani duyularımızla algılayamadığımız ancak günlük yaşantımızda karşımıza çıkan pek çok konu var. Bu konular günümüzün bilimsel yöntemleri kullanılarak net bir açıklama getirilemeyen konulardır. Çünkü bunları bilimsel yöntemle incelemek mümkün değildir. Belki de bu soyut konulardan bazılarını teknolojimiz ilerledikçe açıklayabiliriz. Belki de bunları açıklamak hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Buna rağmen bu konuları her ne kadar inceleyemesek de akıl yürütme ile ulaştığımız sonuçlara inanıyoruz ve bu inançlarımız günlük yaşantımızın bir parçası oluyor.

Örneğin; uzay, zaman, Tanrı, ruh gibi kavramlar metafiziğin konularındandır. Bu kavramları bilimsel yöntemle inceleyemiyoruz. İnsanoğlu, varoluş içerisinde kendi yerini tespit etmek amacıyla akıl yürütmüştür. Her ne kadar ispat edemese de düşünce ve bu düşünceye inanç yoluyla bazı sorulara cevaplar aramıştır. Bilimle cevap bulamadığı bu fizik dışındaki konulara kendince açıklama getirerek varlığı bir bütün olarak çerçeveye oturtmaya çalışmıştır. Mantıksal bir düzen çerçevesi.