Konfüçyüs
Konfüçyüs
Konfüçyüs
Konfüçyüs

Konfüçyüs

       Konfüçyüs (M.Ö. 551-479) de Çin' de Lu Eyaletinin Tsou Şehrinde doğdu. Küçük yaşta babasını kaybetmesi üzerine geçim sıkıntısı çekmiştir ve bu nedenle gençlik yıllarında gezgin öğretmenlik yaparak soylu çocuklarına dersler vermiştir. Ayrıca saraylarda düzenlenen tartışma ve sohbetlere katılmıştır. Zamanla Konfüçyüs' ün ünü artmış ve bunun üzerine etrafında toplanan öğrencileri ise Konfüçyüs Felsefesinin çok geniş bir coğrafyaya ve zamana yayılmasını sağlamıştır. Hayatı yoksullukla geçen Konfüçyüs' ün bu konudaki görüşünü İdeal Bir İnsan ve Topluma Dair Konuşmalar adlı kitaptaki ''Weil Ling Kung'' bölümünde yer verilen bir konuşmada görebiliriz:

''-Chan'dayken yiyecekleri bitmişti. Yanındakiler öyle hasta oldular ki, yerlerinden kalkamadılar.

-Tzu-lu, üzüntüyle dedi ki: 'Büyük ve üstün insanın bunlara katlanması mı gerekir. Üstat yanıt verdi:

' Büyük ve üstün insan gerçekten yokluğa katlanır.Küçük bir insansa,yokluk içinde olduğunda,

daha çoğunu harcamak ister.''

       Konfüçyüs bir filozof, bir devlet adamı, bir reformcu olduğu kadar büyük de bir öğretmendir. Kendine has yöntemlerle öğretimi halka yayan ve bu aşamada öğretmenliği  bir uğraş haline getiren ilk kişi olduğu söylenebilir.

       Yaşadığı dönemde kent devletlerinin kendi aralarındaki siyasi çatışmalar, dış devletlerin ve vahşi göçebe toplulukların akınları nedeniyle çalkantılı ve yıpranmış bir devlet söz konusudur ve bundan dolayı halk acı çekmektedir. Böyle bir dönemde yaşayan Konfüçyüs' ün en büyük amacı ideal bir insan yaratarak bu yolda ideal toplumu kurmaktır.

       Zamanla görüş ve önerilerini dinleyecek idareciler bulamayan Konfüçyüs, öğrencileri ile birlikte eski zamanlarda yaşayan bilgin ve filozofların yazılarını bir araya getirmeye ve bunları gözden geçirip anlamaya çalışmıştır.Amacı geçmişte yaşayan Çin idarecilerinin ülkede barışı ve huzuru nasıl sağladıklarını diğerlerine de öğretmekti. Bu amaçla eski dönemin yönetimle ilgili esaslarını, toplumsal yapısını ve dinsel törenlerini incelemiştir. Özellikle Chou Hanedanlığının (M.Ö. 1122-256) kuruluş döneminde hüküm süren iki kralın ,Wen ile Wu' nun ülkülerini yeniden canlandırarak bu iki kralın sağladığı barış ve huzur ortamını tekrar kurmak istemiştir.

       Konfüçyüs, ''Eğitimde sınıf farkı yoktur.'' diyerek eğitimde kadın-erkek, soylu-normal vatandaş gibi her türlü ayrımı bir kenara iterek eğitimde eşitliği vurgulamıştır. Ayrıca ''Bütün insanlar, insan olarak örf ve adetleri hariç birbirlerine eşittir.'' diyerek de insan haklarına vurgu yapar.

       Avrupa kültürü ancak 16.yy da Konfüçyüs ile tanışmıştır. 1583'de Pekin' de bulunan Cizvit misyonerler Çin kültürünü araştırıp öğrenirlerken Çin kültürünün temel taşlarından biri olan Konfüçyüs Felsefesini ve dolayısıyla Konfüçyüs'ü öğrenip Avrupa kültürüyle tanıtmışlardır.

KONFÜÇYÜSÇÜLÜK

       Konfüçyüs öğretisinin yarattığı akıma Konfüçyüsçülük denir.

KONFÜÇYANİZM

       Konfüçyüsçülük her türlü metafizik olguya uzak olsa ve dolayısıyla dini bir etkiye sahip olmasa da Konfüçyanizm adıyla bir din haline getirilmiş ve çok sayıda mabet inşa edilmiştir. Öyleki Konfüçyanizm 1912 yılına kadar Çin' in resmi dini kabul edilmiş. Günümüzde dahi Çin, Tayvan, Tayland, Vietnam, Kore, Japonya, Hindistan ve göçlerin etkisiyle Avrupa ve Amerika' da taraftar kitlesine sahiptir. Araştırmacılara göre Konfüçyanizm olarak kabul edilen dinin taraftar kitlesi 350 milyonun üzerindedir.